• DOLAR
    5,2826
    % -1,08
  • EURO
    6,0161
    % -1,21
  • ALTIN
    211,3640
    % 0,53
  • BIST
    93.724,41
    % 0,97
Annaliese Michel – Şeytan Çıkarma Vahşeti

Annaliese Michel – Şeytan Çıkarma Vahşeti

Annaliese Michel – Şeytan Çıkarma Vahşeti

Annaliese Michel – Şeytan Çıkarma Vahşeti, Bir korku filmine konu olabilecek kadar kötü neler yaşamış olabilirsiniz ki? Ya da kendi aileniz tarafından dışlanıp işkence görecek kadar?  Anneliese Michel, bu olayların ikisini de yaşadı ve daha gencecik yaşında işkenceler nedeniyle öldü. Peki, ama bu kız daha gencecik yaşta olmasına rağmen neden işkence ve baskılara maruz kalmıştı?

Anneliese Michel, oldukça dindar bir ailenin çocuğuydu ve ailesi katı bir Katolik’ti. Bu nedenle evde bulunan herkes oldukça dinine bağlı ve dini hayatlarının her alanında yaşayan kişilerdi. Annesi ile babası evlilik dışı bir ilişkide bulunmuşlar ve evlenirken siyah bir duvak takarak, ailelerine yaşattıkları utancın bedellerini ödemişlerdi. Evlilik dışı doğan Martha, 8 yaşında öldüğünde Michelle artık eskisi gibi bir hayat yaşayamayacaktı.

annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-1
annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-1

Annesi Michel’in her hareketini kontrol ediyor ve yapması ya da yapmaması gereken şeyler konusunda sürekli azarlıyordu. Hatta baskılar ona o kadar fazla gelmeye başlamıştı ki, Meryem Ana Sendromu denen psikolojik bir rahatsızlığa doğru yavaş yavaş ilerliyordu. Bu sendrom onu, dünyada yaşanan tüm kötülüklerin sanki kendisi yapmış gibi hissettiriyordu. Hatta bir gün uyuşturucu bağımlılarının günahlarının bedelini ödeyebilmek için tıpkı onlar gibi soğuk bir sokakta, soğuk taşların üzerinde yatmıştı.

Her genç kızda olduğu gibi o da gayet hayat dolu davranışlar sergilerdi. Zeki ve aynı zamanda birçok konuda yetenekli olan Michel, büyüdüğünde sadece öğretmen olmak istiyordu. Ancak annesi onun yaptığı her hareketi kontrol etmeye çalıştığı için, o hayat dolu kız kendini tüm kötülüklerden sorumlu tutar hale gelmişti. Bu olaylar da ölümüne giden yolun başlangıcı olmuştu.

annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-2
annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-2

İnsanların en deli dolu, en rahat olduğu dönem gençlik dönemleridir. Anneliese de de böyleydi. Ancak annesinin yasakları ve gençliğin verdiği özgürlük hissi çatışmaya başlayınca Michel’in ruhu buna dayanamamıştı. 1968’de daha 16 yaşındayken bir atak geçirdi ve bilinç kaybıyla birlikte felç olmuştu. Ruhu öyle daralıyordu ki, sanki karanlık bir güç tarafından ele geçiriliyordu. Artık kendini zar zor ifade eden kız durumunu ‘’cehennemin tam ortasına düşmek’’ şeklinde yorumluyordu.

Doktorların yaptığı araştırmalar sonucunda epilepsinin en ağır modu olan “Grand Mal” formunda olduğu öğrenildi. Bundan sonraki yıllarda birden çok ataklar geçirmiş, iyiden iyiye yorgun düşmeye başlamıştı. Vücudunun bu kadar zayıflaması bağışıklık sistemini de yıkmış, zattüreye yakalanmasına neden olmuştu. Michel, o kadar büyük bir baskı içerisindeydi ki psikolojisinin düzelmesi için verilen ilaçlar bile ona fayda etmiyordu.

1973’te kilisedeki ayin sonrasında ise durumlar artık daha da kötü bir hal almaya başlamıştı. Michel, dini herhangi bir nesneye tahammül edemiyor, dualar sanki içerisinde şeytan varmışçasına ona işkence ediyordu. Kilisedeki insanlar ondan kötü bir koku geldiğini de fark etmişlerdi. Bu olaylar onun şeytanın eline düştüğü olasılığını iyice arttırmıştı.

Anneliese, artık öyle bir duruma gelmişti ki; yemek yemeyi reddediyordu ve artık hayvani davranışlar sergilemeye başlamıştı. Sesler duyduğunu ve iblis imgeleri gördüğünü söyleyen Anneliese, artık uyuyamıyordu. Yaptığı davranışlar normal bir insanın yapmayacağı türdendi.

Bu durum daha da kötüleşmeden kilise tarafından şeytan çıkarma ayini yapılmak istendi. Michel ne kadar reddetse de, bu durum büyük kilise tarafından kabul gördü ve bu işlemi gerçekleştirmek üzere 2 adet rahip görevlendirildi. Ancak şeytan çıkarma ayini, Michel için bir işkenceye dönüşmüştü.

 

annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-3
annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-3

1614 yılından beri kabul edilen bir exorcism uygulaması mevcuttu. Şeytanın girdiği beden zayıf ve güçsüz bırakılmalı, şeytanın içeride rahat edememesi için türlü zorluklar yaşatılmalıydı. Ailesi de onun artık şeytani bir varlık olduğunu dayatması, Michel’in hayattan uzaklaşmasına neden oldu. Artık tüm gerçeklik dalgısını yitirmiş, çocukken dayatılan dinsel baskılar ayin sırasında ortaya çıkmıştı. Michel şöyle diyordu: “Hayır Anne, sabahın bu saatinde kiliseye gitmek istemiyorum. Uyumak istiyorum, oyun oynamak… Kiliseden nefret ediyorum.”

Şeytan çıkarma ayini adı altında gencecik bir kıza işkence edilmişti ve Michel bu olanlara daha fazla dayanamamıştı. Bir şeytan çıkarma ayini sırasında zattürenin sebep olduğu bir nöbet geçirdi ve öldü. Arkadaşları onun ölüm haberini alıp, eve geldiklerinde inanılmaz bir manzara ile karşılaşmışlardı. O gülücükleri eksik olmayan Michel, bir deri bir kemik gözlerinin önünde yatıyordu.

Ailesi ve ayinlere katılan rahipler mahkemelik olmuşlardı. Psikologlar, Michel’in gençlik döneminde baskılanan duygularının şeytan çıkarma ayini adı altında yapılan işkenceler nedeniyle, psikolojisini iyice bozduğunu söylemişlerdi. Doktorlar da Michel’in iç organlarının sağlıklı olduğunu mahkemeye bildirmişlerdi.

Michel ölmüştü ancak hala huzura kavuşamamıştı. Onun ölümünden sonra hayranları türemiş ve onun vücudunun hiç bozulmayacağına inanmışlardı. Bu yüzden mezarı tekrardan açılmıştı ve hayranları gördükleri karşısında şok olmuştu. Anneliese’nin cenazesi olması gerekenden daha fazla bozulmuştu.

annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-4
annaliese-michel-seytan-cikarma-vahseti-4

Sonradan Anneliese’nin şeytan çıkarma ayinlerindeki ses kayıtları ortaya çıktı. Kayıtlar o kadar ürkütücüydü ki, ondan gelen homurtular ve boğuk hırıltılar herkesi şok etmişti. Ayrıca Anneliese, hiç bilmediği Flemenkçe ve Çince cümleler söylüyordu.

Ailesinin baskıları ve şeytan çıkarma ayini adı altında işkence gören Anneliese, 23 yaşında öldüğünde sadece 31 kiloydu. Şeytan ruhunu ele geçirmişti ancak ailesi ve rahipler onun daha da güçsüz düşmesine neden olmuşlardı. Sizce suçlu kim? Ruhunu ele geçiren şeytan mı yoksa ruhuna işkence çektiren ailesi mi?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2018-12-06 20:26:21
2018-12-06 10:43:50
2018-12-04 18:29:59
2018-12-02 23:29:10