Gerçek Başarı Hikayesi

Başarı ve Motivasyon zorbilgi 105

Gerçek Başarı Hikayesi

 Gerçekten Yaşanmış Başarılı Bir İnsanın Hikayesi

Gerçek Başarı Hikayesi, Bir klişe olacak ama güncel bir örnek vermek istiyorum. Anlatacagım olayın kahramanı benim=)

İlkoku l+ ortaokul döneminde gayet sıradan bir öğrenciydim. Şimdi sizleri şaşırtmak için çok zayıf bir öğrenciydim demeyeceğim. Ortaokulda diploma notum 5 üzerinden 4.10 falandı. Bir dönem belge alır bir dönem alamazdım Türkçe 2 geldiği için =)

Sınıfta gerçekten çok iyi ve başarılı arkadaşlar vardı. Halen daha başarılı onlar. Ben onları uzaydan gelmiş gibi görürdüm =) Nasıl yaparlar her sınavdan yüksek alırlar aklım almazdı.  Ortaokul dönemini o şekilde geçirdim sınavdan bir gün önce çalışarak sınavları orta derece geçtim ve bitirdim

Bizim zamanımızda LGS (LİSELERE GİRİŞ SINAVI) vardı. Şuanki TEOGLA aynı sınav ismi hariç hiçbir değişiklik yok. Tabi tahmin ettiğiniz gibi sınavdan düşük aldık ve düz lise yoluna koyulduk.( o zamanlar tüm liseler Anadolu Lisesi değildi farklı liselerde vardı). Düz liseyi açıklayacak olursam hiçbir yeri kazanamayan orta sınıf öğrencilerin gittiği bir lise türü.

Sınıfa bir girdim gözlerime inanamadım 60 kişilik bir sınıftı ve sınıfın yarısı geçen seneden kalmış çocuklarla doluydu. Hatta bir çoğu civarda nam salmış belalı çocuklardı. İçimden bu sefer Yasin tökezledin artık senden bişi olmaz geldiğin nokta bu dedim. O çocuklardan birazcık farklı olduğumu görünce bi gazla çalıştım hatta abime anlattırdım falan konuları lise 1. Sınıfı 5 üzerinden 4.15 ile bitirdim. Benim için gayet iyiydi hatta o sınıfta bana inek gözüyle bakıyorlardı=)

Evet ben bir inektim artık ve sayısal bir sınıfa gitmeliydim=) ki öyle oldu sayısal bir sınıfa gittim bu süreçte bir çok arkadaş edinmiş okula alışmıştım. Basketbol oynuyor dersleri gene boşvermeye başlamıştım. Sonuç olarak 2. ve 3. Sınıfı çok kötü geçirip 5 üzerinden  3.80 le falan okulu bitirebildim.

LİSE BİTİYOR ÜNİVERSİTEYE GEÇİYORDUM

universite-hayali

universite-hayali

Tabi lise biterken o zamanlar öss sınavı vardı. Ondada bi güzel tökezledik barajı geçemedim. İkinci sene dedik çalışır yaparız zoru zoruna barajı geçtik. Sıkıntı şuydu evde hiç ders çalışmıyordum. Ders çalışırken canım sıkılırdı. Kafam çalışırdı konu anlatıldığında bi şekilde az buçuk anlardım ama bir daha bakmayınca uçar giderdi.

İkinci sene barajı geçtiğimi söylemiştim. Artık yapacak bir şey yoktu 2 yıllık bir okula gidip öylesine okuyacaktık. Ankara üniversitesi çankırı meslek yüksek okulunu kazandım ve okumaya başladım. Bölümümde endüstriyel otomasyondu=) Baba elektrikçi ya bende  ordan sardım=)

Lisedeki gibi sınıfa bir girdim bu sefer dahada şok olmuştum lisedeki sınıfımdan çok daha kötüydü. Dönem başlamış ilerlerken çarpım tablosunu bilmeyen insanlarla aynı sıraları paylaşıyor ve ben kahroluyordum. Farklı olduğumu hissettim. Onlar gibi değildim ve çalışmaya başladım. Bu sefer gerçekten çalışıyor ve yapabileceklerimin sınırlarını görmek istiyordum. Hayatımda bir kere olsun ailemi onurlandırmak istiyordum. O dönem büyük bir gayret gösterip 3.73 le bitirdim bu sefer 4 üzerinden ama=) Tabi okul birinciligide geldi=)

İkinci sınıfa geçtiğimde o unutulmaz teklifi almıştım. Hocamız sık sık Amerikaya gidiyor ve o yokken derslerini anlatmamı istedi :D.. Geçen sene çünkü hocamın verdiği derslerden yüz yüz almıştım =)

Öğretmenlik süper bir şeydi. Öyle sevmiştim ki bazen ikinci sınıf derslerini unutup devamlı yeni gelenlerle ilgileniyordum=)

Dönem içersinde DGS diye bir sınavın varlığından haberim oldu. Azıcık araştırdım ve hemen karar verdim bu sınav benim dönüm noktam olacaktı. Hemen kitapları aldım çalışmaya başladım tabi okulda alan derslerim iyiydi ama temel olmayınca matematik falan kötüydü. Sıfırdan başlayarak tane tane çalıştım.

Okulda rekabet ayrı sürüyor DGS çalışmasını ayrı yürütüyordum. Okul birinciliğini kimseye bırakamazdım kusura bakmayın. Haziran ayı geldiğinde  birinci bendim=) ama bir sene boyunca dershaneye gidememiştim ve istediğim gibi hazırlanamamıştım artık elimden ne geldiyse girdim sınava.

Sonuçlardan zerre kadar umudum yoktu ki açıklanana kadar:D Gazi üniversitesini kazanmıştım. Elektrik öğretmenliğini… En çok istediğim şey olmuştu hem sevdiğim meslek hemde öğretmenliği ve iyi bir üniversitede:D Artık kötü Yasin’in kaderi değişiyordu.

Geldigim noktada başarıya alışmıştım ve Gazi’ de de başarıyı elde etmeliydim. Çok çalıştım bazen haddinden fazla çalıştım. Son sınıfa kadar okulumu 1. Olarak devam ettirdim. Son sınıfta az bi farkla birinciliği kaptırdım 😀 Üzülmüyorum çünkü benim dışarda çalışıp para kazanmam gerekiyordu şartlar onu gerektirmişti.

Gazi’yide  dereceyle bitirdim ve durmak yoktu mühendis olmalıydım, öğrencilerime kavuşmalıydım yapılacak çok şey vardı.

Önce kpss girip öğretmen olmalıydım. Ayaklarımın üstünde durup öğrencilerime kavuşmalıydım. Genemi sınav derken tam bir sene soluksuz çalıştım. Kpss diğer tüm sınavlardan daha zordu. Eğitim bilimleri, Genel kültür, Genel yetenek sınavları cidden çok zordu. Ama ben başarıya aç bir insandım. Çalışarak elde edilebilenleri gördüm kimse beni durduramazdı.

O sene alanımdan 4000 kişi sınava girdi ve sadeec 60 kişi alınacaktı. Bu 4000 kişi hepsi üniversite mezunu belirli bir birikimi olan insanlardı. 1 sene çalışıp sınava girdim ve 12. Oldum evet evet öğretmen olmuştum=)

Mühendislik hayalim devam ediyordu ve yeniden sınava girdik=) Uzun zamandır test sınavlarıyla uğraştığım için hiç beklemeden girdiğim sene KATÜ Elektrik- Elektronik Mühendisligini kazandım.

Şuan geldiğim noktada ben BAŞARDIGIMA İNANIYORUM. İlk bu yola girdiğimde başarısızlık kaderim diyordum şimdi ise ben kaderimi yazdım diyorum=)

Sosyal Ağlarda Paylaş

{zorbilgi}

Buraya kendinizden bahseden yazılar giriniz.Buraya kendinizden bahseden yazılar giriniz.Buraya kendinizden bahseden yazılar giriniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir